Cafer-i Sâdık Kimdir

Cafer-i Sâdık Kimdir, Cafer-i Sâdık Hayatı Biyografi

On iki imamın altıncısı. Caferiye mezhebinin kurucusudur.

Doğduğu yer kesin değildir, Medine’de ölmüş­tür. Gerçek adı Cafer b. Muhammed Bakır’dır, başka bir adı da Caferu’s-Sâdık’tır. Peygamber’in damadı ve amca oğlu Ali b. Ebu Talib’in, beşinci kuşaktan toru­nudur. Din öğrenimi görmüş, özellikle Kuran ve Hadis konularında, İslam hukuku alanında, çağına ve çevresine göre, geniş kapsamlı çalışmalar yapmış, yeni yorumlar ortaya atmıştır. Yaşamı boyunca bilimle uğraşmış, çevresinde toplananları, İslam dininin ilke­leri konusunda aydınlatmayı amaç edinmiş, toplum olaylarına, yönetim işlerine pek karışmamıştır. Pey­gambere ve inançlarına bağlılığı nedeniyle kendisine “sâdık” sanı verilmiştir.

Cafer gerçekte bir “mezhep” kurmamış, çevresinde toplananlara, düşüncelerini an­latmakla, onların Kuran ve Hadis’le ilgili sorunlarına yorum getirmekle, çözüm aramakla yetinmiştir. Onun görüşlerini benimseyen, düşüncelerini birer davranış ilkesi, yaşama kuralı olarak uygulayanlar- sonradan “Caferiye” denen mezhebin doğmasına olanak sağlamışlardır. Cafer’in, din konularını içeren, kendi görüşlerini sergileyen on beş kitap yazdığı söylenirse de bunlardan günümüze kalan olmamıştır. Onunla ilgili olduğu ileri sürülen düşüncelerin çoğu, onun izini sürenlerin yaptıkları derlemelerdir. Bu derlemelerin bir bölümü, Bektaşiler ve başka Alevi topluluklar arasında “Buyruk” adıyla yayılmış, kıla­vuz yapıt sayılmıştır.

Cafer’in etkinliği kendisine bağlanan ve “Alevi­lik” adıyla, İslam ülkelerinde çok geniş bir alana yayılan inanç kurumu yoluyladır. Halife Ali’nin yolunda gidenlerin oluşturdukları bu topluluk, sonraları bir “mezhep” ve siyasal kuruluş niteliği kazan­mıştır. İran’da “Şiîlik”, Anadolu’da ve özellikle Türkler arasında “Bektaşilik” adıyla yayılan bu inanç kurumuna kimi yörelerde “Caferi Mezhebi” de denmektedir. Cafer’in adından kaynaklanan bu mezheple ilgili yorumlar çok değişiktir.

Bu değişiklik de çevre­nin inanç geleneklerinden, eski çok tanrıcı dinlerle olan ilgilerinden kaynaklanmaktadır. İran’da yayılan Şiîlik, eski İran dinlerinden, İran uygarlığından, özellikle Zerdüşt inançlarından geniş ölçüde etkilen­miştir. Anadolu’da gelişen Bektaşilik ise, eski Anado­lu dinlerinden,Yeni-Platoncu felsefe akımından, Pyt- hagoras ve Orpheus inançlarından etkilenmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>